İlginç Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlginç Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Plaj Futbolu Nedir?


Plaj Futbolu Nedir?

  • Plaj futbolu yıllar önce Brezilya'nın Cobacobana sahillerinde oynanmaya başlanmıştır.

  • Kum zeminde çıplak ayakla ve özel Beach Soccer topuyla oynanır.

  • FIFA'nın plaj futbolunu resimleştirmesi sonucu Türkiye Futbol Federasyonumuz AR-PEG kapsamında Gündüz Tekin ONAY önderliğinde 2006 yılında plaj futbol ligini, Karasu- Foça- İskenderun Alanya etaplarında belediyelerinde katkılarıyla organize etti.

  • Bu etap da toplam 24 Erkek 4 Bayan Takım mücadele ederken, erkeklerde Aygaz (Sakarya), bayanlarda ise Gazi Üniversitesi Türkiye Şampiyonu oldu.


  • Plaj Futbolu Kuralları
  • Plaj Futbolu 28x 37 m'lik ölçülerde olan ayak bileği seviyesinde batan hareketli kumdan oluşan sahalarda oynanır. Kaleler 220- 550 cm ebadındadır.

  • Müsabakalar 12' şer dakikalık 3 devre halinde oynanır. Takımlar sahada 5'er kişi mücadele ederler. Oyuncu değiştirme sınırsızdır.

  • Sertliğe asla müsaade edilmez. Fair play daima ön plandadır.
  • Devamını oku >>

    Kedilerin Gözleri Geceleri Neden Parlar?


    Kedilerin Gözleri Geceleri Neden Parlar?

  • Kedilere “gecelerin kralı” denmesinin sebebi, görme yeteneklerinin geceleri kuvvetli olmasıdır heralde. Gündüzleri sadece yeşil ve mavi renkleri seçebilen kediler, geceleri renk seçimine ihtiyaç olmadığından büyük avantaj sahibidirler.

  • Kedilerin ve birçok memeli hayvanın gözünde Tapetum Lucidum adında bir tabaka bulunur. Bu tabaka, gözün arkasına düşen ışığı tekrar retinaya yansıtır. Böylece var olan ışık miktarını iki katına çıkarak geceleri çok rahat görmelerini sağlar. Kedilerin gözlerinin geceleri ışıklı levha gibi parlamasının nedeni de budur.

  • Kedilerin gözlerinin içine dikkatlice bakarak ne durumda olduklarını kestirebiliriz. Örneğin; mercekleri küçük ise kedi mutlu, mercekleri büyük ise savunma pozisyonuna geçmiş demektir.

  • Kedilerin gözleri insanlara nazaran üç kat daha kuvvetli ve nettir. Kediler zifiri karanlıkta bile 20 metre ötedeki bir cismi rahatlıkla seçebilirler. Bisiklet süslerine “kedi gözü” denmesinin sebebi belkide keskin göze sahip olmalarıdır.
  • Devamını oku >>

    Horozlar Neden Sabahları Öter?



  • Artık horoz sesiyle uyananların sayısı yok denecek kadar az. Hatta şehirde yaşadığımız için horoz bulmak bile güç. Yine de köyde kalanlar bilir; horozlar sabah erkenden sanki insanları biran evvel uyandırmak istercesine gayretle öterler. Bu ötüşleri gün boyu devam eder. Kimileri bundan rahatsız olsada, horoz sesine alışmış kimseye pek etki etmez. Peki horozlar sabahlar erkenden neden öter hiç merak ettiniz mi?

  • Horozların sabah erkenden ötmelerinin özel bir nedeni yok. Sadece yaratılışları gereği biyolojik saatlerinin böyle ayarlanmış olmasıdır. Aslında horozla birlikte kuşlar da koro halinde öterler. Horozun sesi daha yakından geldiği ve daha gür çıktığı için onu duyarız. Horozlar ötmeye şafak vaktinde başlar, akşam üzerine doğru susarlar.
  • Devamını oku >>

    İlk Ticari Taksi



  • Trafikte görmeye alışık olduğumuz sarı renkli taksilerin de bir varoluş hikayesi var. Fakat ticari taksiler ihtiyaç sonucu ortaya çıkmamıştır. Zaten o zamanlarda insanların pekte ihtiyaç duyduğu birşey değilmiş.

  • Droschkenbesitzer adlı bir Alman şirketi, 1897 yılında iki tane Benz-Kraftdroschkes marka araç alarak Stuttgart sokaklarında ticari taksi işine atılmış. Böylece ilk ticari taksi şirketi olma ünvanını kazanmış ve Stuttgart şehrine de, dünya da ilk ticari taksi hizmeti veren şehir ünvanını katmış. Droschkenbesitzer şirketinin kurulmasından kısa bir süre sonra Greiner adında bir şahıs kendi taksi servisini kurmuş ve kısa sürede büyümüş. Greiner’in taksileri aynı zamanda dünya da ilk taksimetre olayını başlatan ticari taksiler olmştur.

  • Aynı tarihlerde taksicilik sevdası Fransa ve İngiltere’i de sarmış. Fakat işlerin yolunda gitmemesi üzerine önce Fransa da, sonra İngiltere de taksicilik hizmeti durmuş.
  • Devamını oku >>

    Mafya Kuralları



  • Yabancıları dostun, dostlarını yabancı gibi tanı.

  • Dostlarını yakınında, düşmanları daha da yakınında tut.

  • Düşmanı olmayan insan vasıfsız insandır.

  • Düşmanını en yakın dostlarının içinde ara.

  • Aç bir şahinin en iyi dostu ölü bir attır. Bu, ”Bir orospu çocuğunun da faydaları vardır.” demenin başka bir yoludur.

  • Seni öven 15 kişiden 14’ ü yalan söylüyordur.

  • Sevilmek isteme; eğer istersen bir köpek al.

  • Her şey yolunda giderse herkes dostun olacaktır; ancak aksi takdirde gerçek dostlarını yanında bulacaksın.

  • Bir insan her ne kadar dostun olsa da bunu ona söyleme.

  • Büyük insanların dostları olabilir ama o dost olamaz.

  • Bir dostta yanılmak, dostları yanıltmaktan iyidir.

  • Düşmanından hep en kötü şeyleri um, çok az yanılırsın.

  • İntikam zeytinyağlılar gibidir; tadına soğukken varılır.

  • Kullanılmayan silah, gücü ne olursa olsun, kan çıkarmaz.

  • Birine acı vereceksen bunu öyle iyi yap ki, intikamından korkmak zorunda kalma

  • Öfkeliyken dilini tut, gözlerini ve kulaklarını aç.

  • Hainlerden alınabilecek en iyi intikam, İHANETtir!

  • “Ezmeyeceksin, üzmeyeceksin” değil; “Ezilmeyeceksin, üzülmeyeceksin”.

  • Neyi bildiğini ve ne yapabileceğini gizili tut; hem karşı tarafı şaşırtırsın, hem de önlem almasını engellersin.

  • Akıllılığını ve zekasını gizleyemeyen aptaldır.

  • İhanet için geçerli mazeret yoktur; AFFEDİLEMEZ!

  • Kimse iki kez hata yapmamalı çünkü kimse iki kez ölmez.

  • İntikam bazen, sana sevgiyle elde ettiğinden fazlasını verir.

  • Ne kadar ileride olursan ol, hep en gerideymiş gibi hareket et.

  • Verdiklerini, alacaklarını geri isteme zamanı gelecektir. Unutma, biriktir, bekle.

  • İnsan kendine dost, ortak, müttefik satın alabilir ama düşmanlar bedavaya gelir.

  • Neye üzüldüğünü belli etme ki koz alamasınlar; neye sevindiğini belli etme, uğraşsınlar.

  • Hiç gitmeyecekmiş gibi görün, dostlarına güven ver, rakiplerine korku; her an gidecekmiş gibi görün, düşmanlarını ya da dostlarını tanı.

  • Hırslı ol ama hırsla yaşama.

  • Her konuda bir şeyler bil, fakat ne konuda ne kadar bildiğini hep gizli tut.

  • Tehdit etme, sadece uyar; bırak uyarılarına kulak asılmadığında çekecekleri cezaya hazır olamasınlar.

  • Acımasız ol, ama vicdansız, ASLA!

  • Kötülüklere karşılık vermeyi bildiğin kadar, iyiliklere teşekkür etmeyi de bil.

  • Karşında az konuşan biri varsa, tetikte ol; sessizliğe sığınan insan açık vermekten korkar.

  • Saklayacak bir şeylerin varsa, az konuş.

  • Sık sık ceza verme; ama verdiğin zaman öyle bir ceza ver ki, aynı hata ve aynı kişi için bir kez daha ceza ya da eza vermene gerek kalmasın.

  • Unutma; ay çiçekleri başlarını ancak can verdiklerinde önlerine eğerler.

  • İltifatların seni kolay etkilemesine, kışkırtmaların çabucak harekete geçirmesine izin verme çünkü çoğu zaman altında senin yapacağın acemice bir davranıştan faydalanma niyeti yatar.

  • Kurallarını uygulatmak için uğraşma; öyle kuralların ya da öyle cezaların olsun ki, herkes uymak zorunda kalsın.
  • Devamını oku >>

    Kuşlar Neden Göç Eder?



  • Her yıl Dünya çapında milyarlarca kuş yılın belirli zamanlarında bir yerden bir yere göç eder. Bu göçleri kalabalık kuş grupları oluşturur ve binlerce kilometre yol kat ederler. Asıl önemli olan böylesi zahmetli bir yolculuğu nasıl yaptıkları, yönlerini nasıl tayin ettikleri ve göçleri esnasında yiyeceklerini nasıl ve nereden bulduklarıdır. Şüphesiz bu konular da kuş bilimcileri en çok düşündüren ve yanıt vermekte zorlandıranlarıdır.

  • Bazı bilim insanları ve kuş bilimciler, kuşların göç etme nedeninin mevsim değişikliğinden ve yiyecek bulma ihtiyacından kaynaklandığını söylüyor. Kimileri de yaklaşan kış öncesi üremek için daha uygun yerlere göç ettiğini belirtiyor.

  • Bir grup bilim insanı, bu konuya açıklık getirmek için bahçe bülbüllerini ısı ve ışık gibi iç koşulların değiştirilebildiği bir laboratuvarda deneye tabi tutmuşlar ve laboratuvar ortamını dış ortamla zıt olarak ayarlamışlardır. Dış ortamda kış yaşanırken, laboratuvar ortamında yaz yaşanmasına rağmen kuşların vücutlarında yağ depoladıklarını ve göç hazırlıklarna başladıklarını gözlemlemişlerdir. Bu da, göçmen kuşların göç etmelerindeki birincil nedenin vücutlarındaki biyolojik saatlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Bu durumu horozların sabah erkenden ötmeye başladığıyla benzeştirmek mümkündür.

  • Kuşlar gerçekten kolay yiyecek bulabilmek ve üreyebilmek için mevsim koşullarının daha iyi olduğu güney yarım küreye göç ediyorsa, yılın her mevsiminde elverişli bir ortama sahip olan bu yerde neden sürekli kalmıyorlar, bu da ayrı bir merak konusudur. Bilim insanları bunu da, ilkbahar ve yaz aylarında kuzey yarım kürenin güney yarım küreye nazaran daha uygun üreme özelliklerine sahip olduğu şeklinde açıklıyor.
  • Devamını oku >>

    İlk Otomobil Plakası



  • İlk araba hırsızlığının yanı sıra ilk plakayı kullanan ülkedir Fransa. 30 eylül 1903 senesinde 30 km/s hıza ulaşabilen tüm motorlu araçlar plaka kullanmaya başlamıştır. Arabaya olan merakları demek ki uzun yıllar öncede varmış.

  • 14 ağustos 1893 senesinde Paris emniyet müdürlüğünce yayınlanan bir genelge ile tüm motorlu araçlarda bir metal plaka olması ve bu plakada kişinin adı, soyadı, adresi ve ruhsat numarasının yer alması ön görülmüş. Hatta yer kaldığı taktirde sevdiği sanatçının veya babannesinni adını da yazmaya izin vermiş. Bu plaka sistemi kısa sürede herkes tarafından kullanılmaya başlanmış. 1903 senesinden sonra geçerli olan kurallar Fransa’da yürürlüğe girdikten sonra tüm araçlar bir plaka sahibi olmuş.

  • Bu plaka furyasına aynı tarihte Belçika, 1904 senesinde İngiltere katılmış. 3-5 sene içerisinde tüm dünya ülkeleri plaka sistemine geçmeye başlamış.
  • Devamını oku >>

    Tavşan Neden Sürekli Burnunu Oynatır?


  • Tavşanlar, yakında olan bir tehlikeyi anlamak, koklamak ve yiyecek bulabilmek için kulaklarıyla beraber burnunu da kullanır.Dikkat edildiğinde tavşanın burnunu hızlıca oynattığı görülebilir.

  • Tavşanların burunları çok hassastır.Burundaki derinin altındaki tabakalarda kokuları algılayan birçok hücre bulunur.Bu hücreler sayesinde keskin bir buruna sahiptirler.

  • Ayrıca tavşanların burunlarını hareket ettirmesi burnu daha da faydalı kılar.Böylece olası tehlikeleri daha iyi fark ederler.Aslında bu durum bir çok yabani hayvan için de geçerlidir.
  • Devamını oku >>

    Örümcekler Neden Ağ Örer?



  • Örümcekler, dıştan göründüğü kadar pekte sakin hayvanlar değildir. Tam aksine yırtıcı bir yapıya sahiptirler. Hayatlarını sürdürebilmeleri için karnındaki salgı bezlerinden ürettiği ünlü ağlarıyla avlarını yakalarlar.

  • Örümcekler, ağlarını sağlam ve esnek ördükleri gibi hafif ve güzel örerler. Bazen bu ağlar gerçek sanat eserleri gibidir. Örümcekler karnındaki salgı bezlerinde bulunan ve havayle temas ettiğinde sertleşen sıvı ile ağlarını örer. Ayaklarının ucunda bulunan tüyler sayesinde ağların üzerinde dolaşır. Ağa takılan bir böcek olduğunda zehirleyip veya ipleriyle avını öldürerek vücudundaki sıvıyı emer. Kısacası örümcekler, avlanabilmeleri için ağ örer. Bazı örümcek türleri ise ağ örmeden avlanır. Bunlar sudaki böcekler, balıkları yada kurbağaları kıskacına alarak zehir salgılar ve avını felce uğratır. Avı öldükten sonrada vücudundaki sıvıyı emer.

  • Örümcekler, günümüz teknolojisinin bile hala çözemediği inanılmaz hayvanlardır. Ağları, 1 milimetrenin binde birinden daha küçüktür ve aynı kalınlıktaki 5 kat çelikten daha sağlamdır. Aynı zamanda bu ağlar 4 kat daha esneyebilme özelliğinede sahiptir. Ayrıca örümcekler ağlarını merkezden dışarı doğru bir çember oluşturacak şekilde örer. Bu gerçekler bilim insanlarını herzaman hayretler içerisinde bırakmıştır.
  • Devamını oku >>

    Dünyanın En Zehirli Hayvanı Hangisidir?



  • Hangi hayvanın Dünya üzerindeki en zehirli hayvan olduğunu söylemek çok zordur. Çünkü böyle bir sıralama yapmak için pek çok istatistik sayılabilir. Yine de bir sıralama yapmak gerekirse, Dünya’nın en zehirli hayvanının bir kurbağa cinsi olduğu söylenebilir.

  • Dünya’nın en zehirli hayvanı, zehirli ok kurbağası olarak kabul edilir. Kendisi küçük fakat etkisi büyük olan bu hayvanın 175 kadar keşfedilmiş türü bulunmaktadır. En zehirlileri parlak görünümlü olanlarıdır. Anavatanları Orta ve Güney Amerika’dır. Boyları 1,5 – 6 cm arasında değişmektedir. Batrakotoksin adındaki zehri bilinen en etkili zehirden 250 kat daha güçlüdür. Bu zehri sayesinde bir insanı 50 saniye gibi kısa bir süre içerisinde rahatlıkla öldürebilir. Sürekli olarak derisinde bulundurduğu zehri 30 bin fareyi veya 150 insanı öldürebilecek güçtedir.

  • Bilim insanları, zehirli ok kurbağasının zehrini sinek, böcek, karınca gibi avlarını etkisiz hale getirmek için derisindeki keselerden ürettiğini keşfetmişlerdir.
  • Devamını oku >>

    Yılanların Dili Neden Çataldır?



  • Yılan ve pek çok sürüngen hayvan dilini kokuyu algılamak için kullanır. Bu duyu, kimi zaman onlar için görme duyusundan daha önemlidir. Yılanların dil yapısının çatal şeklinde olması da algı alanlarını artırmalarına olanak sağlar.

  • Yılanlar kokuyu algıladıktan sonra kokunun hangi yönden geldiğini tesbit eder. İşte çatal dilleri bu noktada devreye girerek kokunun hangi yönden geldiğini kolayca bulmalarını sağlar. Yılanların dillerinin koku algısından başka ne zehir enjekte etme, ne de başka belirgin bir işlevi yoktur.
  • Devamını oku >>

    Kedilerin Neden Bıyığı Vardır?



  • Kedilerin üst dudağında çıkan ve “kedi bıyığı” olarak adlandırılan uzun ve sert kıllar aslında kedinin burun kıllarıdır. Algılayıcı güçleri yüksek olduğundan antenlere benzetilir.

  • Kedilerin bıyıkları, patileri kadar algılaması güçlüdür ve patileri dışında bıyıkları ile de çevreye dokunur. Uzun bıyıklarının çıktığı şişlik, sıcaklığı ve soğuğu hissetmesini sağlar. Bunun yanı sıra bıyık kılları sayesinde çevresindeki nesnelere ilişkin doğrudan bilgi edinebilir. Eğer bir kedinin bıyıkları kesilirse kedi kendini tamamen güvensiz hisseder. Çevresinden gelebilecek herhangi bir tehlikeyi algılayamaz.
  • Devamını oku >>

    Arılar Bal Peteğini Neden Altıgen Yapar?


  • Bal arıları ihtiyaçları gereği bal üretir ve bunları depolamak için bal peteklerini kullanırlar. Bal peteğinin temel maddesi olan balmumunu karınlarının altında yer alan salgı bezlerinden salgılayarak bal peteğini yaparlar. Peki hiç merak ettiniz mi arılar bal peteğini neden beşgen veya sekizgen gibi geometrik şekillerde değil de yalnızca altıgen olarak yapıyor?

  • Bir alanın en verimli şekilde kullanılabilmesi için en ideal geometrik şekil altıgendir. Bu yüzden bal arıları daha fazla bal depolayabilmek için peteği altıgen olarak yapar. Aynı zamanda altıgen petek, inşası sırasında en az balmumu gerektiren şekildir.

  • Üstün işçilikleriyle hayrete düşüren bal arıları, peteği inşa ederken farklı noktalardan başlar ve ortada birleşirler. Her bir arı altıgenin açısını ve yüksekliğini eşit yapar. Bu iş o kadar ustaca yapılır ki, bal peteğine bakıldığında altıgenlerin sonradan birleştiğine dair hiçbir iz görünmez.
  • Devamını oku >>

    Bukalemunlar Neden Renk Değiştirir?


  • Sürüngenler sınıfının en farklı hayvanıdır bukalemunlar.Sahip oldukları renk değiştirme özellikleri onları diğer sürüngenlerden ve hatta diğer hayvanlardan farklı kılar.Yaklaşık olarak 20-30 cm uzunluğunda ve oldukça soğuk kanlı hayvanlardır.

  • Bukalemunlar bulundukları durumu ifade etmek için renk değiştirir.Tehlikede olduğunu hissettiklerinde, gizlenmek için, deri değiştireceği zamanlarda, çiftleşme döneminde, sıcak ortamlarda ve ışıkta renk değiştirirler.Bu durumların kendileri için elbette anlamları vardır.Örneğin; tehlikede olduğunu hissettiklerinde düşmanlarından saklanmak için, avlarını yakalamak için gizleneceği vakit, çiftleşme döneminde karşı cinsine daha güzel görünebilmek için ve vücut sıcaklığını artırması gerektiği zamanlarda renk değiştirir.

  • Bukalemunlar yalnızca sarı, yeşil ve kahverengi renklerinin tonlarına bürünebilirler.Derileri renksiz ve saydamdır.Bu sayede derilerinin altındaki renkli pütürler ışık vağıstasıyla renkli yansımalara yayar.Buda bukalemunların güneş ışığı altında yada gölgede farklı renklere büründüğünü gösterir.Ancak bukalemunların renk değiştirmeleri tamamen kendi kontrollerinde gerçekleşmez.Renk değişimi sinir sistemleri tarafından yönetilir.
  • Devamını oku >>

    Balıklar Suda Neden üşümez?


  • İnsanların sabit vücut sıcaklığı gibi balıklarında vücut sıcaklıkları vardır. Fakat bu sıcaklık bulundukları ortama yani suya göre değişir. Bu yüzdendir ki balıklar en soğuk sularda bile üşümezler.

  • Balıklar değişen vücut sıcaklığına sahip olmalarından dolayı, vücut sıcaklıklarını bulundukları su ortamına göre kısa sürede ayarlarlar. Örneğin; alabalıklar soğuk akarsularda, sazanlar sıcak göller veya akarsularda yaşarlar.

  • Fakat sudaki ani sıcaklık değişimi balıkların ölümüne sebebiyet verebilir. Bu yüzden süs balıkları alındığında fanus veya akvaryuma koyarken su sıcaklıklarının denkliğine dikkat edilmelidir.
  • Devamını oku >>

    Kediler Neden Mart Ayında çiftleşir?


  • Kediler bilinenin aksine marttan önce veya yaz boyunca da çiftleşir. Çiftleşme dönemi daha çok mart ayında başladığı için halk arasında da böyle bilinir. Bu döneme kızgınlık dönemi adı verilir ve her iki cins kedi de tuhaf ses çıkarır. Erkek kediler bu dönem boyunca çiftleşecek bir dişi kedi arar.

  • Bütün omurgalı canlıların beyninde bulunan, kan basıncı, susama, acıkma ve cinsel istek gibi hislerin yönetildiği hipotalamus, kedilerin beyninde de bulunur. Mart ayında günlerin uzaması ile birlikte artan gün ışığı, kedilerde hipotalamus bölgesinin uyarılmasına neden olur. Böylece cinsel istek hormonu olan FSH hormonu üretilir. FSH hem erkek, hem de dişi kedilerin üreme organlarına etki eder ve dişi kedileri çiftleşmeye hazırlar. Yapay ışığa maruz kalan ev kedileri ise tüm yıl boyunca çiftleşebilir.

  • Erkek ve dişi kediler kızgınlık dönemi boyunca tuhaf sesler çıkarır. Herzamankinden daha yüksek ses çıkaran erkek kediler kendini fark ettirmeye, tuhaf ses çıkaran dişi kediler ise çiftleşmeye hazır olduklarını belirtir. Dişi kediler aynı zamanda sık sık yere yatar, döner ve popolarını havaya kaldırır.
  • Devamını oku >>

    Sinekler Tavanda Nasıl Yürür?



  • Sinekler, vücutlarının hacimlerine oranla ağır sayılmazlar. Bu yüzden yer çekimine karşı koyarak camlarda, tahta yüzeylerde ve hatta tavanlarda başaşağı durabilirler ve yürüyebilirler.

  • Sineklerin toplam altı ayakları bulunur. Bunların dördünün ucunda vantuzlar vardır. Bu vantuzlar, sineklerin düz veya kaygan zeminlere sıkıca yapışarak orada tutunmalarını sağlar. Diğer iki ayakları ile de tutunduğu zeminde hareket ederler. Fakat sinekler temizlik ürünü dökülmüş yüzeylerde bulunmazlar.
  • Devamını oku >>

    Bal Peteği Neden Altıgendir?



  • Bal arıları ihtiyaçlarından çok daha fazla bal üretirler. Biz insanlar da bu ihtiyaç fazlası balı kullanırız. Bal insan sağlığı için çok faydalı bir besindir.

  • Bal arıları ürettikleri balı altıgen şeklinde peteklerde saklarlar. Peki neden bal arılarının peteklerini kare, dikdörtgen, çember şeklinde değil de altıgen şeklinde yaptıklarını merak ettiniz mi?

  • Bu durum normal insanların dikkatini çektiği gibi bilim insanlarının da dikkatini çekmiştir. Bilim insanları yaptıkları araştırma sonucu şu geometrik bilgiye vardılar "Bir alanın maksimum kullanımı için en uygun geometrik şekil altıgendir.". Yani bal peteği altıgen olduğunda içinde saklanabilecek bal miktarı en fazla, bal peteği yapımı için kullanılacak malzeme miktarı en az olacaktır.

  • Altıgen olmasının bir başka sebebi ise altıgen peteğin geniş yüzey alanı sayesinde bal ile adezyon kuvveti oluşturup balın akmasını önlemesidir.

  • Bu sebeplerden dolayı bal arıları bal saklamak amacıyla kare, dikdörtgen, çember şeklinde değil altıgen şeklinde petek kullanırlar.
  • Devamını oku >>

    İlk Otomobil Hırsızı



  • Fransız’lara ait olan “Fransız Kalmak” deyimi herkes tarafından bilinir. İlk otomobil hırsızı da bir Fransızdır. Bu da gösteriyor ki Fransızlar otomobil hırsızlığına pek de Fransız kalmamışlar.

  • Kayıtlara geçen ilk otomobil hırsızı bir Fransızdır.

  • 1907 senesinde Paris’te yaşayan Baron de Zuylen adında bir zenginin şöförlüğünü yapan bir Fransız, otomobili tamir ettirdikten sonra cilalatmaya götürür. Cilalama firmasına geldiğinde bir anda gaza basıp arabayı kaçırır. Fakat çok geçmeden Asnieres şehri yakınlarında yakayı ele verir. Kayıtlara geçen ilk otomobil hırsızı olduğunu bilmeden polisler kodese gönderir.
  • Devamını oku >>

    Balıklar Su Içer Mi?


  • Birçoğumuzun evinde akvaryum vardır. Balıkların gün boyu bir o yana bir bu yana hareket ettiğine tanıklık ederiz. Yem yedikleri dışında su içtiklerini görmeyiz. Peki balıklar gerçekten su içiyor mu? Bu, gerçekten de merak uyandırıcı bir konu.

  • Her canlının vücudunda farklı oranlarda su bulunur. Bu, tüm canlıların suyu fizyolojik olarak kullandığı anlamına gelir. Dolayısıyla balıklar, ihtiyaçları gereği su içer. O zaman akla hemen, hayatını su içinde sürdüren balıkların nasıl su içtiği sorusu geliyor.

  • Balıklar, tatlı ve tuzlu su balıkları olmak üzere ikiye ayrılır. Tuzlu suda yaşayan  balıkların vücut sıvıları, deniz veya tuzlu su ortamına göre daha az yoğundur. Bu yüzden balıkların vücudundan dışarıya doğru bir su çıkışı olur. Tuzlu su balıkları, fazla su kaybını önlemek için devamlı su içmek zorundadırlar. Aynı zamanda içtikleri tuzlu sudaki elektrolitleri, solungaçları vasıtasıyla vücutlarındaki elektrolitler ile dengelerler. Bu da çok fazla enerji gerektiren bir işlem olduğu için, tuzlu su balıkları böbreklerinden atılan suyu minimum seviyeye indirir.

  • Tatlı suda ise tam tersi  bir durum vardır. Balıkların başı sürekli vücutlarına giren suyla derttedir. Bu fazla suyu dışar atmaya çalışırlar.  Dışarıdan su girişini en aza indirmek için solungaçlar görev yapar. Tatlı su balıkları, tuzlu su balıklarına nazaran daha çok su boşaltır.
  • Devamını oku >>