Teknolojik Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknolojik Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Statik IP Nedir?



  • IP adresi bilgisayarınızın internet üzerinde ulaşılmasını sağlayan adrestir.

  • Genelde Çevirmeli ağ,ISDN,ADSL bağlantılarında her bağlantı yapıldığında farklı bir IP adresi alınır.

  • Statik IP adresi alınması durumunda yapılan her bağlantı için aynı IP adresi alınacaktır.

  • ADSL hattınıza bağlı bilgisayarınıza kurabileceğiniz web, alan adı, FTP, e-posta sunucusu gibi hizmetler için gerekir.
  • Devamını oku >>

    XML Nedir?



  • XML(Extensible Markup Language) HTML ile pek çok açıdan benzerlik gösteren bir markup dilidir.Verinin tanımlanması ve tarif edilmesi için kulanılır.HTML’deki yapının aksine XML’de kullanılacak olan tag’ler önceden tanımlı değildir.Yani bir XML dökümanının yapısı tamamıyle kullanıcı tarafından oluşturulur.Verinin tarif edilmesi için DTD adı verilen yapılar kullanılmaktadır. XML ve DTD’nin birlikte kullanılması ile dökümanlar kendini tarif eden bir yapı halini alırlar.

  • XML ve HTML arasındaki en belirgin fark XML’in verinin kendisiyle ilgilenmesi HTML’in ise verinin sunumuyla ilgilenmesidir.Buna bağlı olarak HTML dökümanları veriye ilişkin şekillendirme bilgilerini içerirken XML dökümanları ise verinin tanım bilgilerini içermektedir. XML’in tasarım amaçlarından biri de verinin taşınmasıdır.

  • Bahsedilen bu özellikleri incelendiğinde XML’in pek çok önemli işlevi yerine getirdiği görülmektedir.

  • Burada önemli bir nokta olarak XML’i HTML’in yerine geçecek bir dil olarak düşünmek yerine HTML’in tamamlayıcısı olacak olan bir dil şeklinde düşünmek uygundur.

  • Günümüz bilişim dünyasına bakacak olduğumuzda XML’in her alanda karşımıza çıktığını görmekteyiz.Bu nedenle XML’I bir anlamda geleceğin web dili olarak tanımlamak mümkündür.
  • Devamını oku >>

    Java Nedir?



  • Java Sun Microsystems firması tarafından geliştirilmiş olan üst seviye bir programlama dilidir. İlk adı OAK olan Java aslında bilgisayarlar değil, set üstü araçlar (WebTV gibi) veya avuç içi cihazlar (PDA'ler gibi) için hazırlanmıştı. OAK 1995 yılında başarısız olunca Sun firması bu programlama dilinin adını Java olaak değiştirdi ve Internet üzerinde popüler bir programlama dili haline getirmeye çalıştı.

  • Java, C++ dili gibi nesne yönelimli bir programlama dilidir ancak bu dile göre çok daha sadeleştirilmiştir. Soyadı .java olan Java programlarının çalışıtırılabilir hale getirildiğinde soyadları .class olur ve Java desteği olan herhangi bir web tarayıcısı ile çalıştırılabilirler. Java programları çalıştırıldığı işletim sisteminden hemen hemen bağımsızdır çünkü bu programlar için gerekli destek hemen hemen tüm platformlarda (UNIX, Macintosh OS ve Windows gibi) verilmektedir.

  • Java özellikle World Wide Web üzerine uygulama geliştirmek isteyenlerce çok ercih edilmektedir. Java applet adı verilen küçük Java uygulamaları Java-uyumlu Web tarayıcıları (örneğin Netscape Navigator veya Microsoft Internet Explorer) ile ekranda izlenebilir.
  • Devamını oku >>

    Telefon Dinleme Teknikleri



  • İnsanoğlu, tarihten bu yana sürekli olarak kendinden başka insanların neler yaptığını merak etmektedir. Bu merakı nedeniyle çeşitli şekillerde bilgiyi almaya çalışmışlardır. Bu durumun tarihsel gelişim sürecini incelemek yerine günümüze hızlı bir şekilde gelecek olursak günümüzde kullanılan teknolojinin ne derece geliştiğini bunu sağlamak için milyarlarca dolar yatırımların yapıldığını ve uzmanların yetiştirildiği ise bilinen gerçekler arasındadır.

  • STA Yöntemi : Türkiye’de tüm cep telefonu operatörlerinde yer alan bu sistem sayesinde. 3G modemler, wi-fi bağlantılar da dahil olmak üzere tüm telefon görüşmelerinin ve smslerin istenilen başka bir aboneye yönlendirilmesi mümkündür. Bu olduğu esnada ise siz hiç birşeyin farkında olamazsınız. Halk arasında yaygın olan sesim bana geri geliyor v.s gibi söylemler ile dinlenildiğini ima edenler maalesef ki yanılıyorlar. Bu sistemler devredeyken dinlenildiğiniz anlamazsınız.

  • IMSI Yöntemi : Bu yöntem alıcı-verici bir cihaz süper özellikli bir bilgisayar ve bunlara mana katan bir programdan ibarettir. Yöntem kabaca şöyle işler. Baz istasyonu gibi davranan bu cihaza cep telefonları kendini tanıtmak zorundadırlar(telefon ekranında turkcell, vodafone,avea bundan dolayı yazar) ancak baz istasyonlarının böyle bir durumu söz konusu değildir yani kendilerini cep telefonuna tanıtmazlar. Yine bu durumda da cep telefonu üzerinden gerçekleştirilen her türlü işlem(sms,internet,telefon) bu cihaza gelir istenilen yere bilgileri kopyalar ve aynı bilgileri gereğinin yapılması için baz istasyonuna iletir. Bu Bilgiler her zaman baz istasyonundan önce bu IMSI cihazlara gelir.

  • DITS: Bu sistem özellikle fiber kablolar üzerinde iletilen her türlü iletişimi (internet, telefon) dinler. Kabaca havadan, karadan ve denizden iletilen her türlü ses ve görüntü dalgalarını süzen hedef dalgaları özel bilgisayarlarla çözebilen bu sisteler çok pahalı olmala birlikte bir kaç ülke tarafından kullanılmaktadır. Bu dinleme ile hareket halinde bile olsa çözümleme yapılmaktadır.

  • ECHELON: 5 devletin (ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda) istihbarat örgütleri tarafından dünya üzerindeki iletişimi takip etmek üzere kurdukları sistemin kod adıdır. Bu sistemin ABD ayağını NSA takip etmektedir. NSA’da yaklaşık 100 bin kişi çalışmaktaır. Sadece e-maillerin takibini 4 bin kişi, on bin özellikli bilgisayarlarla takip etmektedir. (Kimi, nerede, nasıl, ne şekilde takip ettikleri coca colanın formülü gibi sırdır)

  • EBS Sistemi : Bu sistem telefonlara, bilgisayarlara yüklenilen ticari kaygı taşıyan genellikle aile üyelerinin birbirini takip etmek için kullandıkları sistemin adıdır. Ancak uyarmalıyım ki bu tür programlar güveilir yerlerden temin edilmelidir. aksi halde ailevi bilgiler 3. şahıslarada geçebilir.
  • Devamını oku >>

    Cep Telefonunun Zararları Nelerdir?



  • Günlük hayatta bir an bile yanımızdan ayırmadığımız, neredeyse vaktimizin çoğunu onunla geçirdiğimiz bir cihazdır cep telefonu. İletişimin ucuzlaması ve buna paralel olarak teknolojinin de gelişmiş olması cep telefonu kullanımını yaygınlaştırdığı gibi kullanım yaşınıda epey aşağı çekti. Peki bu hızlı gelişmenin insanlar üzerinde olumsuz etkileri nelerdir?

  • Uzmanlar, günde 20 dakikadan fazla cep telefonu kullanımının ölümcül risk taşıdığını televizyon, radyo, dergi, gazate vb. kanallar vağıstasıyla duyurmaktadır. Fakat bu uyarılara kulak asanların sayısının çok olduğu söylenemez. Beyin fonksiyonları işlerken içinde elektromanyetik dalgalar yayar. Bir de buna cep telefonunun yaydığı elektromanyetik dalgalar eklenince beyin vücuda doğru sinyaller gönderemez. Dahası bu zararlı dalgalar beyin hücrelerini çevreleyen dokulara da zarar verir. Bunun sonucunda hafıza zayıflaması, sinir sistemiyle ilgili hastalıklar, alzheimer ve özellikle çocuklarda tümör gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.

  • Cep telefonunun zararları neredeyse insan vücudumun tamamını etkiliyor. Sürekli konuşma kişide ileriki yaşlarda duyu bozukluklarına neden olabilir. Aynı şekilde yayılan zararlı elektomanyetik dalgalar sonucu görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Bunlara ilaveten göğüs, kalp hastalıkları ve cinsel hastalıklar da kişide görülebilir.
  • Devamını oku >>

    3G Nedir?



  • 3G, üçüncü nesil mobil iletişim altyapısına verilen genel bir addır. Kısaca kablosuz teknoloji olarakda ifade edilebilir. Bu teknoloji yüksek güvenlik ve kalitede daha hızlı veri iletimini sağlar.

  • 3G ile dizüstü bilgisayarlarından, cep telefonlarından ve cep bilgisayarlarından kesintisiz bağlantı sağlamak mümkündür. Bu da bize görüntülü konuşmayı, televizyon izlemeyi ve birçok imkanı sunuyor.

  • 3G teknolojisini telefonda kullanmak için telefonun 3G ile uyumlu olması gerekmektedir. Yurt dışında oldukça yaygın bir şekilde kullanılan 3G, Türkiye’de de 2009 yılından bu yana kullanımı artmaktadır.

  • 1G dönemi 1970 yılının başından 1980 yılına kadar sürdü. 2G dönemi, 1990 yılında başladı ve halen bazı ülkelerce kullanılmaktadır. 3G dönemi ise 2001 yılında Japon NTT DoCoMo tarafından yapılan çalışmalar ile başladı.

  • 3G ye biz daha yeni geçtik ve alışamadık ama ilerde elimizdeki telefonları mesajdan çok görüntülü konuşma için kullanacağımıza inanıyorum.

  • Türkiye’de Avea, Vodafone ve Turkcell 3G hizmeti vermektedir.
  • Devamını oku >>

    Bilgisayarın İcadı



  • Fransız Blaise Pascal 1642 yılında ve Alman Gottfreid Wilhelm Von Leibniz 1693 yılında bir hesap makinası yapmıştı. Fakat bunlar çok az işlemi gerçekleştirebilecek şekilde tasarlanmıştı. Leibniz, icat ettiği ilk makinaya Abaküs adını koydu.

  • 1822 yıllarında İngiliz Matematikçi Charles Babbage çok daha iyi bir proje üzerinde hırslı bir şekilde çalışmaya başladı. Delikli kartlar yoluyla çalışması sağlanan, kısmi cevapaları daha sonra bunların üzerine kurulan ilave işlemler için korumak amacıyla depolayan ve sonuçları basan bir makine istiyordu. Düşündüğü herşeyi gerçekleştirebilirdi ancak bu Charles Babbage’nin zamanındaki tekniklerle sadece mekanik yoldan olacak bir iş değildi. Bilgisayarın gerçek anlamda geliştirilmesi 1941 yılında Berlin’de Kondrad Zuse tarafından yapıldı. Geliştirilen bilgisayar elektron lambalarından oluşmaktaydı. O dönemlerde Business Machines Corporation adlı bir firmanın ürettiği bir bilgisayar ise daha çok hızlı çalışmaktaydı. Amerikalı J. Presper Erchert ve John W. Mauchly 1946 yılında hızlı çalışan ve birçok işlem yapabilen tam elektronik sayısal bir bilgisayar geliştirdiler. Bu bilgisayar, bir saniye de 5000 sayıyı toplayabiliyorurdu ve yaklaşık olarak 30 ton ağırlığındaydı.

  • Sonraki dönemlerde hızla gelişen bilgisayarlar, bilgiyi saklama ve istenildiğinde sunma, hızlı ve doğru işlem yapabilme özelliği dolayısıyla iş ve günlük hayatımıza hızlı bir giriş yaptı. Günümüzde de kullanım sahası çok geniş olan bilgisayarlar sayesinde dilediğimiz zaman dilediğimiz bilgiye en kısa sürede ulaşabiliyoruz. Tabi bu sadece bilgiye erişmek ile sınırlı değil. İnternet üzerinden borç ödeyebilir, alışveriş yapabilir, görüntülü ve sesli görüşmeler iletişim kurabilir ve daha pek çok işlemi gerçekleştirebiliriz.
  • Devamını oku >>

    Nanoteknoloji Nedir?



  • Yunanca bir kelime olan “Nano”, “Cüce” anlamına gelmektedir. Ancak 10 atomun bir araya gelmesiyle bir nano parçacığı oluşur. Bu gelişmiş teknoloji yapıları, cihazları ya da sistemleri santimetrenin milyarda biri ölçeğinde incelemeye, tasarlamaya ve üretmeye olanak sağlar. Nitekim nanoteknoloji sayesinde devasa boyutlarda olan bilgisayarlar artık elde taşınabilecek düzeye getirilmiştir.

  • Nanoteknolojinin en büyük özelliği, ürünlerin atom ve molekül düzeyinde incelenmesine ve değiştirilebilmesine olanak sağlamasıdır. Çünkü herhangi bir madde nano ölçeğinde iken, normal boyutlarında olduğundan çok daha farklı özellikler gösterebilir. Bu yüzden nanoteknoloji sayesinde birçok yenilikler yapılmaktadır. Günlük hayatımızda kullandığımız elektronik, kozmetik, seramik yapılı ürünler ve daha birçok ürün nanoteknolojinin eseridir.

  • Bilim insanları nanoteknoloji sayesinde gelecek senelerde daha hızlı bilgisayarların üretilebileceğini düşünmektedir. Ayrıca boya sanayinde kullanılarak daha hafif boyalar yapılabileceği ve uçak gibi araçlarda kullanıldığında toplam ağırlığını düşürerek daha az yakıt tüketilmesine yol açacağı sanılmaktadır.
  • Devamını oku >>

    WWW’nin Anlamı Nedir?



  • İngilizcede World Wide Web‘in kısaltması olarak tanımlanan WWW, Türkçe de Dünya’yı Saran Ağ olarak tanımlanır.Dünya üzerinde bu ağa bağlı olan bilgisayarlar arasında görüntülü veya sesli verilerin iletilmesine olanak sağlar.

  • Evrensel bir ağ olan WWW, her web sitenin başında yer alır.WWW’nin asıl amacı, mevcut verilere aynı anda birden fazla kişinin erişmesini sağlamaktır.Zira bu yönde en etkili çalışmayı İngiliz fizikçi Tim Berners-Lee yapmıştır.WWW ağında yer alan herhangi bir web sitesine bağlanmak için Internet Explorer, Firefox, Safari ve Opera gibi aracı programlar kullanırız.
  • Devamını oku >>

    Sanal Dostluklar Neden Daha Güvenilirdir?


  • Çağımızın en büyük teknolojik buluşlarından biri olan internet. Bu aralar aynı zamanda çağımızın en büyük sorunu olarakta lanse edilmektedir. İnternet’in bulunduğu tarihten itibaren insanların hayatında bu kadar önemli bir yere sahip olmasının asıl sebebi “yalnızlık”tır. Biraz araştırdığımızda Facebook, Twitter, Netlog tarzı arkadaşlık sitelerinde bile asıl amacın farklı insanlarla, farklı düşüncelerle, farklı beyinlerle tanışmak-kaynaşmak olduğu çok rahat anlaşılabilir.

  • İnsan sanal dostlarına daha çok güvenir, daha içi rahat bir şekilde sırrını paylaşır. Çünkü real dostu sırrını bir düşmanına söyleyebilecekken sanal dostunda böyle bir sorun yoktur. İşte bu yüzden internet’e bağımlı oluruz, tek dostumuzun internet olduğunu düşünmeye başlarız. Sanal dostlukların aynı zamanda bir çıkara bağlı olma olasılığı az olduğu içinde ayrıca bir güven duygusu kazandırmaktadır.

  • Sanal dostluklar güvenlidir demek yanlış. İnsanların sanalda sohbeti ya da yeni arkadaş aramayı tercih etmesinin en büyük nedeni “İnsanın kendisini olduğundan çok çok farklı gösterebilme özgürlüğüdür”.
  • Devamını oku >>

    Mikrodalga Fırın Yiyecekleri Nasıl Pişirir?



  • Teknolojinin en önemli özelliği insan hayatının her alanında kolaylıklar sağlamasıdır. Zira mikrodalga fırınlar da bu teknolojilerden bir tanesidir. Hızlı pişirme özelliği ile mutfakta büyük kolaylık sağlamakta ve bununla birlikte yiyecekleri pişirmeyi de zevkli hale getirmektedir. Bir patatesi tencerede yarım saatte haşlarken, mikrodalga fırında 10 dakikada haşlarız. Bir etin çözülmesini saatlerce beklerken, mikrodalga fırın sayesinde 15 dakikada çözeriz.

  • İnsan hayatına büyük kolaylıklar sağlayan bu alet nasıl oluyor da en az elektrik tüketimi ile en kısa sürede herşeyi pişiriyor? Aslında pek karmaşık yapısı yok. Mikrodalga fırın, içindeki magnetron adı verilen vakum tüpünden üretilir. Magnetron 60 hz.’lik elektrik enerjisini mikrodalgaya dönüştürür. Mikrodalgalar besin içindeki su moleküllerini titreştirerek ısıtır ve açığa çıkan ısı ile besinler pişer. Bu nedenle içinde daha çok su molekülü taşıyan besinler daha hızlı pişer.A yrıca fırının içine koyulan kaplar metal veya alüminyum olmadıkça ısınmazlar.

  • Mikrodalga enerjisi besin içinde ısıya dönüştüğünden dolayı besinde bir radyasyon etkisi oluşturmaz ve besine bir radyasyon bulaşmaz. Fakat hidrojen iyonları saniyede milyarlarca kez titreşir ve salınım yaparlar. Bunu da göz ardı etmemk gerekir. Zira Sovyetler Birliği 1976 senesinde mikrodalga fırınların kullanımını yasakladı. Hâl böyle olunca mikrodalga fırının pekte faydalı olduğunu söylemek doğru olmaz.
  • Devamını oku >>

    Paypal Nedir?


  • Günümüzde çığır aşmış internet alışverişi için müşteri çekmekte etkin rol oynayan unsurlardan biri de ödeme metodlarıdır. Müşteriler kuşkusuz alternatif ödeme metodları sunan ve aynı zamanda güvenliği de sağlayan mağazaları tercih ediyor. Yurtdışında yaygın olarak kullanılan ve ülkemizde de bazı mağazaların sunduğu güvenilir ve kolay ödeme metodlarından biri de paypaldır.

  • Paypal kısa tanımıyla, online ödeme yapmanın hızlı, güvenli ve kolay yoludur. Paypal, kredikartı bilgilerimizi mevcut paypal hesabımıza tanımladıktan sonra tüm dünya çapında paypal ile ödeme kabul eden mağazalardan alışveriş yapabilmemize imkân sağlıyor. Bu noktada “zaten kredikartım ile her mağazadan alışveriş yapabilirim” diye düşünebilirsiniz. İşte paypalın da güvenilir yanı burada ortaya çıkıyor. Paypal, yapmış olduğumuz alışverişimiz için 45 güne kadar itiraz etme hakkı tanıyor ve haklı olmamız durumunda ücretimizi geri iade ediyor. Aynı zamanda paypal ile kendi ödeme kanalımızı oluşturarak müşterilerimizden ödeme alabiliriz. Ayrıca paypal bakiyemizi bir başka paypal kullanıcısının hesabına aktarabiliriz.

  • Pek çok imkân ve kolaylık sağlayan paypal, asla kredikartı bilgilerimizi mağazalarla paylaşmaz. Alışveriş esnasında ad, soyad, telefon, adres vb. bilgileri her seferinde girmekten bizi kurtarır ve her alışverişimiz için sistemde kayıtlı olan e-posta adresimize bildirim gönderir.

  • Paypal kullanmak için kredikartına ihtiyaç yoktur ancak kredikartı tanımlanmamış hesapların alışverişinde belirli bir limit vardır. Bu limit aşıldığı taktirde hesap askıya alınabilir.
  • Devamını oku >>

    Fiber Optik Nedir?



  • Fiber optik, son yıllarda büyük gelişmeler kaydeden ve elektrik sinyali yerine ışık ile veri iletiminin sağlanması prensibiyle çalışan bir sistemdir. Neme, rutubete karşı dayanıklı olması ve elektriksel parazitlerden etkilenmemesi bu tip kabloların tercih edilmesinin en önemli nedenlerindendir.

  • Fiber optik kablolar, iğneden daha ince kalınlıkta saf bir camdan üretilmiş ve son derece hassastır. Saniyede yaklaşık üçyüz bin kilometre hızla iletişimi gerçekleştirmekte, aynı zamanda sabit bir bağlantı sunmaktadır. Öte yandan bakır kablolara nazaran daha hafif ve maliyeti daha düşüktür. Tüm bu özelliklerinden dolayı uzak mesafelere kolay veri aktarımı için tasarlanmıştır.

  • Fiber optik kablolar, boyutu yüksek verileri kolayca taşıyabildikleri için yerel ağ bağlantılarında, barındırma veya internet hizmeti sunan firmalarca en çok tercih edilen kablo tipidir.
  • Devamını oku >>

    İnternet Konuşma Kısaltmaları



  • Günümüzde anlık ileti programlarının çoğalması ve internet kullanıcılarının büyük çoğunluğunun genç olması beraberinde konuşma diline bir takım kısaltmalar getirmiştir. Her ne kadar dilimizi düzgün bir şekilde kullanmamız gerekse de, bu gençlik akımı konuşma dilimizi zora sokuyor. Gençlerin kendi aralarında kullandığı kısaltmalar neredeyde bir dil olacak kadar yaygınlaşmış durumda. Hal böyle olunca interneti kullanan herkesin bu kısaltmaları bilmesi yarar sağlıyor. Bu kısaltmaların bir kaçını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • “Tamam” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Tm, tamm, oke

  • “Güle Güle” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Grşz, by, bb

  • “Öpüyorum” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Mujk, mck, mcq

  • “Aşkım” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Ajkm, acqhm, aşkm

  • “Dostum” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Kanki, panpa, gank

  • “Selam” kelimesi için kullanılan kısaltmalar; Slm, sa

  • Sçs: Seni çok seviyorum

  • Kib: Kendine iyi bak

  • Aeo: Allaha emanet ol

  • gibi kısaltmalar kullanılmaktadır.
    Devamını oku >>

    Facebook’un Doğuşu



  • Facebook, Harvard Üniversitesi öğrencilerinden olan Mark Zuckerberg tarafından 4 şubat 2004 tarihinde kurulmuş bir sosyal ağ sitesidir. Açıldığında sadece Harvard’da bilinen facebook, Mark’ın arkadaşlarının destek vermesi ile kısa zamanda tüm üniversite ve şehire yayıldı. Şimdilerde ise milyonlarca kullanıcısı olduğu bilinmektedir. Hatta facebook’un doğuşunu konu alan bir film bile çekilmiştir.

  • Facebook’un esas amacı küçüklük arkadaşlarını arayan kişileri bu platform aracılığı ile buluşturup tekrar temas kurmalarını sağlamaktı. Ancak gençlerin yoğun ilgisi bu amacı kırmışa benziyor ki, şuan itibariyle facebook profil oluşturma, yeni arkadaşlıklar kurma, oyun oynama ve bilgi paylaşma platformu durumunda.

  • Facebook temmuz 2007 tarihinde dünyanın en çok ziyaret edilen sitesi seçilmiştir. 2006 yılında kullanıcı bakımından 60. sırada yer alırken, 2007 yılında bu listenin 7. sırasıne yerleşti. 2010 yılında ise 2. sıraya yükseldi. Ayrıca facebook dünya üzerinde en çok resim barındıran site konumundadır.

  • Facebook’a ücretsiz üye olarak oyun oynama, resim ve vidyo yükleme, sayfa veya grup oluşturma, etkinlik oluşturma ve arkadaş bulma gibi pek çok hizmetten yararlanabilirsiniz.
  • Devamını oku >>

    Uydular Neden Dünyaya Düşmez?



  • Uydu, güçlü bir fırlatma aracı olan roket sayesinde uzaya taşınır. Belli bir yörüngeye oturtulan uydu, milyonlarca yıl boyunca yörüngesinde kendiliğinden dönebilir. Çünkü uzayda, sürtünme ve yavaşlatıcı etkenler oldukça azdır.

  • Dünya herşeyi kendine çeker. Bu nedenle yörüngeye oturtulmuş bir uydu, merkezkaç kuvvetine maruz kalır ve Dünya’nın etrafında döner. Bu olay, daha açık bir şekilde şöyle izah edilebilir; Bir ipin ucuna taş bağlayıp döndürmeye başladığımızda, ip çember biçiminde dönecek ve taş ipi gergin tutacaktır. İpi bıraktığımızda ise taş fırlayacaktır. Uyduları da taş olarak düşünürsek, Dünya etrafındaki dönüşlerini merkezkaç kuvveti ile gerçekleştirirler ve bu yüzden dünyaya düşmezler. Kısacası gezegenler etrafında dönen cisimleri yörüngesinde tutar.
  • Devamını oku >>

    Full HD Nedir?



  • Televizyondaki görüntü piksel adı verilen noktacıkların bir araya gelmesiyle oluşur. Bu noktacıklar ne kadar fazla olursa, görüntünün kalitesi ve netliği de o derece iyi olur. Full HD LCD televizyonlarda 1920 sıra ve 1080 satır piksel bulunur. Bu sayede daha fazla piksel ekrana sığdırılarak ve sıkıştırılmamış dijital vidyo ile elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntüler sayesinde ekranda ciddi bir derinlik, keskinlik ve olağanüstü renkler oluşur. Bu da izleyicilere eşsiz bir deneyim sunar. Full HD, teknoljinin ulaştığı en son noktadır.

  • Bazı LCD televizyonların üstünde bulunan Full Ready ibaresi ise o televizyonun yüksek çözünürlükte yayını alacağını ancak gösterim esnasında Full Hd televizyonlar kadar performans sergilemeyeceği anlamına gelir. Full Ready televizyonlar en fazla 720 piksel çözünürlükte yayını gösterebilir. Oysaki Full Hd lerde en düşük standart 1280×720 piksel çözünürlüktür.

  • Full HD, bir çözünürlük ifadesidir. Açılımı Full High Definition olarak tanımlanır. Türkçe’de “yüksek çözünürlüklü yayın” anlamına karşılık gelir.
  • Devamını oku >>

    Bir Sms Neden 160 Karakterdir?


  • Ülkemizde pek çok genç, gsm şirketlerinin sunmuş olduğu sms yani kısa mesaj servisini kullanıyor. Fakat her kısa mesaja getirilen 160 karakter kısıtlaması oldukça can sıkıcı ve pek çok kullanıcı da bundan şikayetçi. Peki hiç merak ettiniz mi bir SMS neden 300 veya 500 karakter değil de sadece 160 karakter?

  • Kimileri kısa mesajın 160 karakter ile kısıtlanmış olmasının nedenini teknik bir zorunluluk olarak düşünse de, aslında bu yıllar önce yapılmış keyfi bir seçimin eseridir. Alman iletişim araştırmacısı olan Friedham Hillebrand, 1985 yılında birkaç çalışma arkadaşı ile birlikte taşınabilir telefonların görüntüleyebilecekleri metin tabanlı mesajlar ile ilgili standartları oluşturmak için görevlendirilmişlerdi. Hillebrand, bir kısa mesajın en fazla kaç karakter içerebileceğine karar vermek için daktilosunda aklına gelen sıradan sorular ve tesadüfi cümleler yazıyor ve hatta noktalama işaretlerini bile sayıyordu. Nihayetinde 160 karakterin insanların birbirleri ile rahatça anlaşabilmesi için yeterli olduğunu gördü ve o günden sonra da 160 karakter standart olarak kabul edildi.

  • Friedham Hillebrand günümüzde yaşıyor olsaydı büyük bir hata yaptığını ve gençleri bu denli sıkıntılı bir durumla karşı karşıya bıraktığını anlar ve bundan büyük üzüntü duyardı. Yine de Hillebrand’a teşekkür etmeliyiz ki 160 karakter sayısını daha düşük standartlaştırmamış.
  • Devamını oku >>

    E-kitap Nedir?



  • Teknolojinin yazın alanındaki yeniliklerinden biri de e-kitaptır. Yazara, yayıncıya ve okuyucuya yeni deneyimler sunan e-kitap, uygun fiyatı, taşıma ve depolama kolaylığı, kolay satın alabilme avantajı ile gün geçtikçe daha çok ilgi görüyor. Öyle ki, pek çok sanal mağazanın satış listesinde yerini almış durumda. Nedir bu e-kitap diye merak edenler için işte cevap.

  • E-kitaplar, bildiğimiz kitapların dijital formatlara dönüştürülerek sanal ortama aktarılmış hâlleridir. Pdf, Txt, Ascii, Doc ve Html gibi pek çok formatı vardır ve kağıda basılmaya ihtiyaç duymadan bilgisayar, avuç içi bilgisayar ve e-kitap okuyucular tarafından rahatça okunabilir. E-kitaplar aynı zamanda ses ve görüntü de içerebilir.

  • Ülkemizde ilk e-kitap satan sanal mağaza idefix, ilk satılan e-kitap ise İnan Çetin’in “İblisname Bir Hayalin Gerçek Tarihi” adlı eseridir. İdefix, bu e-kitabın ilk Van’a satıldığını söylüyor.

  • E-kitabın bazı avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Kağıt, cilt ve baskı maliyeti olmadığı için basılı kitaplara göre daha ucuzdur.

  • E-posta ile kolayca gönderilebilir ve internetten kolayca satın alınabilir.

  • Tükenme ihtimâli yoktur. Heran temin edilebilir.

  • Depolanması ve taşınması kolaydır.

  • Güncelleme yapılmasına olanak sağlar.

  • Kitap içinde sözcük taranması kolayca yapılabilir.
  • Devamını oku >>

    Wi-fi Nedir?


  • Wi-fi, internet erişiminin kablosuz bir ağ üzerinden sağlanması ve verilerin bu ağ üzerinden transfer edilmesi için yapılmış bir standarttır. “Wireles Fidelity” kelimelerinin kısaltılmışı olan wi-fi, türkçe de “Kablosuz Bağlantı” anlamına gelir.

  • Wi-fi teknolojisi daha çok dizüstü bilgisayarlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Fakat son zamanlarda geliştirilen bazı cep telefonları ve PDA’ler de artık wi-fi özelliğine sahip. Wi-fi, taşınabilir veya sabit cihazlarda gerekli donanıma sahip olmamız durumunda geniş bant internete kablosuz ortamda erişebilmemize olanak sağlıyor.

  • Ülkemizde pek çok havalimanı, hastane, restoran, kafe gibi yerlerde wi-fi noktaları bulunmaktadır ve bu sayı her geçen gün hızla artmaktadır. Bugün itibariyle İngiltere de 10 bin üzerinde wi-fi noktası olduğu bilinmektedir.
  • Devamını oku >>